Enerji Verimliliği (ESCO)


ESCO (Enerji Performans Sözleşmeleri)

25 Ocak 2020 tarihinde Enerji Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelikte yapılan değişiklikle, devletin enerji verimliliği yatırımlarına desteği artmıştır. Bu durum önümüzdeki süreçte Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı eliyle devletin enerji verimliliği piyasasına olan desteğinin artacağını göstermektedir.

Henüz ülkemizde gelişmemiş olan ve enerji verimliliği yatırımlarının en gelişmişi olarak kabul edilebilecek enerji tedarik sözleşmeleri modeli (energy supply contracts/contracting, ESC) ve bunları hayata geçiren enerji tedarik şirketleri “energy services companies, ESCO” bu kapsamda aktif rol almaktadırlar.

Şu an Türkiye’de uygulanan klasik modelde, verimlilik artırıcı projeler (VAP) kapsamında enerji verimliliği danışmanlık firmalarına bir enerji etüdü yaptırılması ve bu etüt çerçevesinde alınması gereken önlemlere ilişkin yatırımın şirketin öz kaynakları veya borçlanma yoluyla yapılması söz konusudur. Amaç verimlilik projelerinden elde edilen tasarrufu kullanarak, finansmanın sağlanmasıdır. Projenin işletme maliyeti ve yatırım için gereken para da proje tarafından sağlanan enerji tasarruflarından ya da üretilen enerjiden elde edilen gelir ile karşılanmaya çalışılmaktadır.

Projenin gerekli kıldığı yatırımın malzeme, makine vs. tedariğini enerji verimliliği danışmanlık firması sağlayabildiği gibi taraflardan bağımsız üçüncü bir firma da sağlayabilmektedir. Sonuç olarak enerji verimliliği yatırımının performans sorumluluğu ve finansman riski yatırımcı şirket tarafından üstlenilmektedir.

Enerji tedarik sözleşmesinde ise, enerji verimliliğinin yanı sıra işletmenin ihtiyaç duyduğu enerji (elektrik, ısı, gaz, buhar, basınç, soğuk hava vs) doğrudan Enerji Servis Şirketi (Energy Service Company-ESCO) tarafından uzun vadeli bir sözleşmeye dayalı olarak sağlanmaktadır. Böylece yatırımcı, enerji tedarik aktivitelerinin, örneğin, planlama, operasyon, bakım, ekipman finansmanı getirdiği ekonomik risklerden korunmakta, bu riskler ESCO üzerinde kalmaktadır. Ayrıca enerji tedariği ile ilgili kendi ekibini kurmak ve yönetmek yerine profesyonel hizmet almaktadır. Örneğin, üretim için buhara ihtiyaç duyan fabrika, buhar kazanı için yatırım yapmak ve bu kazanı alıp kendisi kurmak yerine, bu ihtiyacını işletmenin içinde veya hemen yanında ESCO’nun kurduğu kazandan satın almaktadır.

Bu noktada ESCO, enerji üretim tesisinin kurulumu ve sürdürülebilir bakımı için gerekli proje finansmanı, mühendislik, planlama, inşaat hizmetlerini bir paket halinde sunmaktadır. Sözleşmenin sonunda enerji üretim tesisinin mülkiyeti müşteriye bırakılması şeklinde modelleme yapılabileceği gibi, altyapı müsaitse ESCO’nun tesisi söküp alması şeklinde çözüm de bulunabilmektedir.

Enerji Performans Sözleşmesinde (EPC) taraflardan birisi harcadığı enerjide tasarruf etmek isteyen kişi ya da kurum iken, sözleşmenin diğer tarafı enerji tasarrufu için gerekli olan tespiti yapıp sonrasında gerekli olan değişiklikleri kendisinin doğrudan ya da üçüncü bir kişi aracılığıyla sağlayacağı finansman ile yapacak olan ESCO’dur. Örneğin bir şirketin üretimde kullandığı bir makinanın harcadığı enerjinin azaltılabilmesi ya da makinayı daha efektif çalıştırabilmek için gerekli olan bir cihaz var ise, üretimi yapan şirketin bu cihazı alarak bir yatırım yapması yerine ESCO bu cihazı sağlayacak ve şirketin enerji tüketimini azaltacaktır.

Enerji performans sözleşmelerinde; Enerji tedariği sözleşme kapsamında değildir, ayrı bir tedarik şirketi tarafından sağlanır. Tesisin sahibi müşteri veya ESCO’dur. Müşteri sözleşmeden önceki ve sonraki haller arasındaki farka göre hesaplanan bir ücret öder.

Enerji tedarik sözleşmelerinde ise, Enerji tedarik tesisi ESCO’nun mülkiyetindedir. Enerji tedarik tesisinin bakım ve onarımını ESCO yapar. Müşteri sözleşme gösterilen şekilde MWH veya KWH üzerinden bir bedel öder.

Enerji Tedarik Sözleşmeleri tasarruf ile enerji talebinde gerçekleşen azalmanın, ESCO’nun yatırım maliyeti ve kârlılığını sağlaması üzerine kurulu olduğundan, anılan yatırımın büyüklüğüne göre uzun vadeli olmaktadır. Dünya’daki uygulamalarda 10 ilâ 15 yıllık sözleşmeler akdedildiği görülmektedir.

ESC modelinin hedef aldığı kitle, kamu binaları, endüstriyel tesisler, ticari binalar ile büyük rezidanslardır. Yatırımın ticari olarak uygulanabilir olması projenin belirli bir büyüklüğün üzerinde olmasını zorunlu kılmaktadır.

ESCO ilk olarak sağladığı enerjiyi MWh başına fiyatlandırmaktadır. Sözleşme boyunca yapılan ESCO’nun enerji fiyatı, istatistiksel olarak kullanılan petrol fiyatı üzerinden (TEP - Ton Eşdeğer Petrolü) hesaplanmaktadır. Böylece nihai enerji fiyatı üzerindeki risk, ESCO’nun müşterisi üzerinde kalmaktadır. Ancak ESCO’nun ihtiyaç duyulandan fazla enerji satmasının önüne geçmek için de çeşitli önlemler alınmaktadır.

Fiyattaki ikinci kalem, hizmet ücretidir. Bu kalem, bakım-onarım, sigorta, personel, yönetim giderlerini kapsamaktadır. Sözleşme süresince genellikle yıllık periyotlarda bu ücret güncellenmektedir.

Üçüncü kalem eğer ESCO, gerekli ekipman ve makineleri finanse etmişse, bunun yatırım maliyeti olarak ortaya çıkmaktadır.